A Mümtaz İdil – Gerçeklik ve Roman Pdf İndir

0 49

A Mümtaz İdil – Gerçeklik ve Roman Pdf İndir

Heinrich W olfflin, «Sanat Tarihinin Temel Kavramları» adlı kitabına, Ludwig Richter’in bir anısıyla başlar : «(Richter) Gençliğinde bir gün, üç arkadaşıyla Tivoli’de belirli bir manzara parçasının resmini yapmak istemişler. Her dördü de tabiattan kıl payı ayrılmamaya karar vermişler. Ama model aynı olduğu, hepsi gözlerinin gördüklerine tam bir doğrulukla bağlı kaldığı, hepsi de yetenekli sanatçılar oldukları halde gene de sonunda, dört ressamın kişilikleri kadar birbirinden apayrı dört resim meydana gelmiş.

Richter bundan, nesnel görüş diye bir şeyin asla var olmadığı ve her sanatçının renk ve şekilleri, kendi mizacına göre, başka başka yollardan kavradığı sonucunu çıkarır» (1). Ludwig Richter’in nesnel görüşten yola çıkarak vardığı bu kesin yargı daha yumuşak bir dille, imgelerin nesnelerin yerine geçemeyeceği biçiminde açıklanabilir. Ama bu, nesnel görüş diye bir şeyin var olmadığını göstermez, olsa olsa nesnel gerçekliğin yansıtılışmda bireysel üslupların farklılığını gösterir. Çünkü, bir nesneyi yeniden ortaya koyan kişi, yani imge üreticisi, bu yeniden yaratım süreci içerisinde duygularından bağımsız bir yol izleme olanağına sahip değildir.

Nesnel gerçekliğin bir fotoğraf gibi yansıtılmasının amaçlandığı doğalcılıkta bile bu çaba başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Çünkü her sanat yapıtında seçim yapma zorunluluğu özel gerçekliğe bağlı olarak kendiliğinden vardır. Sanatçı ne yaparsa yapsın, fotoğrafik gerçekliğe hiç bir koşulda ulaşamaz. İşte bu anda Richter’in anılarındaki Tivoli’li ressamlar, nesnel görüşün olmayışı bağlamında değil de, öznel gerçekliğin yok edilmemesi bağlamında örnek oluşturmaktadır. Yani, nesnel gerçeklik insan bilincinde zorunlu olarak öznel gerçekliğin kendiliğinden hareketlenmesine ve nesneye el atmasına neden olur.

A Mümtaz İdil – Gerçeklik ve Roman Pdf İndir

Nitekim, daha ileride de ele alacağımız Jan Van Eyck’in «Arnolfini’nin Evlenmesi» tablosu örneğinde olduğu gibi, neredeyse bir renkli fotoğraf düzeyine ulaşan tablolarda bile öznel gerçeklikten bağımsız bir nesnel gerçeklik söz konusu değildir. Buna rağmen imgelerle; insan bilincinden, tasarımlardan bağımsız ve nesnel olarak varolan şeyleri, yani nesnel gerçekliği ele geçirme çabası, hemen tüm sanat türlerinin ilk örneklerinde görülür. «îlkel» tanımı altında anılan toplumlardan gelişmiş toplumlara kadar değişik dönemlerde ortaya çıkan sanat türlerinin «ilk» örnekleri, nesnel gerçekliğe bağlılıkları ölçüsünde değerlendirilmiştir.

Kuşkusuz, bilinmeyenden korku ve büyü gibi unsurların oluşturduğu yaratımlar bu savın dışında düşünülmelidir. Çünkü, bunlar, yaratacakları etkilerin önemi açısından, doğadaki herhangi bir şeye benzememek zorundadırlar. Bu amacın dışında kalan yaratımlar için ise, nesnel gerçekliğe imgelerle ulaşmayı amaçlayan insanlığın binlerce yıllık yolculuğunda, bilinçsiz bir soyutluktan nesnel gerçekliğe limitte bir yaklaşım ve yeniden soyutlamaya yönelik bilinçli bir dönüşüm söz konusudur. Bilinçsiz bir soyutluktan başlamasının nedeni ise, doğrudan doğruya bilgi ve araç-gereç eksikliğine bağlı olarak, eldeki olanaklarla nesnelerin en karakteristik özelliklerinin zorunlu seçimidir.

A Mümtaz İdil – Gerçeklik ve Roman Pdf İndir

Kuşkusuz, yukarıda sözünü ettiğim gelişim bir varsayımdır. Tüm sanat türlerinden örnekler vererek söz konusu varsayımı kanıtlama yoluna gitmek, bu kitabın çapını bir kaç yüz kere aşardı. Ancak, özel olarak roman konusuna girildiğinde, konunun ele alınışı bu varsayım doğrultusunda geliştiğinden, çok kaba çizgilerle açıklanmış da olsa, böyle bir girişi zorunlu kılmıştır. Romanın da aynı gelişimi izlediği düşünülürse; söylenceler, destanlar, kahramanlık öyküleri ve masallarla başlayan roman sanatının soyut çıkışı, giderek günlük yaşamın olduğu gibi yansıtılması amacına yönelmiş ve ardından yeniden, ama bu kez bilinçli olarak, soyutlamaya yönelmiştir. Buradaki bilinçli soyutlama sözü, doğrudan doğruya ayrıntı seçimiyle ilgili bir soyutlamadır.

Ancak, yalnızca roman özelinde kalsa bile, konu çok daha derin bir araştırmayı gerektirmektedir. Oysa bu kitaptaki yazılar, daha önce dergilerde yayınlanmış olan yazıların yeniden ele alınması, yerlerinin değiştirilmesi ve belli konu başlıkları altında toplanmasından oluşmuştur. Kitaba başlık olan «gerçeklik» sözcüğü ile, nesnel gerçeklik kastedilmektedir. Bu belirleme şu açıdan zorunludur : Bütün sanat akımları için gerçeklik bir merkez olmuş ve yine tüm sanat akımları ve bu akımlara bağlı sanatçılar da gerçeğin kendi görüşlerinin yardımıyla ortaya çıkabileceğini savunmuşlardır. Yirminci yüzyılın son çeyreğine geldiğimiz şu günlerde de bu arayış çok yönlü olarak sürdürülmektedir.  

 

Sitemiz hiç bir şekilde maddi bir beklenti içinde olmayıp tüm paylaşılan bilgiler ücretsizdir. Destek Olmak isterseniz reklamlara tıklayabilirsiniz…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı FACEBOOK-PAYLASIM-GRUBU.png

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.