Emile Zola – Hayvanlaşan İnsan Pdf İndir

0 23

Emile Zola – Hayvanlaşan İnsan Pdf İndir

Roubaud, odaya girer girmez, yarım kiloluk ekmegi, böregi,
bir şişe beyaz şarabı masanın üstüne koydu. Ama Victoire Ana,

işinin başına inmeden sobanın ateşine öyle bol tozkömürü atmıştı ki, sıcaklık bogucu bir hal almıştı. Ve garın şef yardımcısı

bir pencere açarak dirsekierini dayadı.

Burası, Amsterdam Çıkmazı’nda, Batı Kumpanyası’nın bazı
memurlarına tahsis ettigi, sagdan sonuncu yüksek bir binaydı.

Beşinci katta ve kırma tavanlı çatının köşesinde bulunan pencere gara, yani Europe Mahallesi’ni bölen geniş hendege bakıyordu. O ögleden sonra ansızın net bir biçimde görünmeye başlayan ufuk, güneş ışınlarının deldigi nemli, ılık şubat ortası gögünün griligi altında daha da genişlemiş gibiydi.

Karşıda, bu ışık zerrecikleri altında, Rome Caddesi evlerinin

bulanık ve silik bir görüntüsü vardı. Solda, kapalı salon sundurmaları, isli camları olan dev gibi girişlerini gözler önüne seriyordu. Postane ve tandırhane, rahatça seçilen büyük istasyon girişlerini, daha küçük olan Argenteuil, Versailleo ve Ceinture girişlerinden ayırmaktaydı; sagdaysa Europe Köprüsü, yeniden ortaya çıkan ve Botignolles Tüneli’ne kadar uzanan hendegi, demir

yıldızıyla kesintiye ugratıyordu. Ve pencerenin tam altında, köprüden başlayan üç çifte hat, alanı tüm genişligince kaplayarak

koliara ayrılıyor, bir yclpaze gibi açılıyordu; giderek artan sayısız metal kolları sundurmaların altında kayboluyordu. Kemerierin ilerisindeki üç makasçı kulübesinin küçük çıplak bahçeleri

görünmekteyeli. Rayları dolduran lokomotif ve vagonların birbirine geçmiş silik görüntüleri içinde büyük bir kırmızı işaret, soluk güne vurulmuş bir damga gibiydi.

Roubaud, bir an için kendi Havre Garı’nı düşünerek, onunla
kıyaslayarak ilgisini bu görüntüye yöneltti. Paris’te böyle, bir
günlügüne geldigi ve Victoire Ana’nın evine indigi her seferinde,

meslegi ona rahat vermezdi. Mantes’tan gelip ana hatların sundurması altında duran bir tren gara canlılık kazandırmıştı; Roubaud gözleriyle, küçük bir tür kömür vagonu olan, üç alçak ve

çifte tekerlekli manevra lokomotifinin, trenin vagonlarını kör

hatlara dogru götürmesini izledi. Daha güçlü olan bir diger lokomotif, yolları yutan iki koca tekerlekli bir ekspres lokomotifi

tek başına duruyor, hacasından çıkan yogun siyah duman, durgun havada çok yavaşça dosdogru yukarı yükseliyordu. Ama

Roubaud’nun tüm dikkati Caen’e gidecek olan üç yirmi beş treninde yogunlaştı; tren şimdiden yolcutarla dolmuş, lokomotifini beklemekteydi. Europe Köprüsü’nün ilerisinde duran bu lokomotifi görmüyordu; sadece sabırsızlanmaya başlayan bir insan gibi telaşlı ama hafif düdük sesleriyle yol istedigini duyuyordu. Bagırarak verilen komuta, anladığını belirten kısa bir düdük

sesiyle karşılık verdi lokomotif. Sonra, hareket etmeden önce bir
sessizlik oldu, otomatik boşaltma muslukları açıldı; buhar, sagır
edici bir gürültüyle fışkırarak yeri süpürdü. O zaman Roubaud,
bu yogun beyazlıgın köprüyü aştığını, yumuşak bir kar yumagı
gibi döne döne demir çatmaların arasından yükseldigini gördü.
Havanın bir bölümü buhardan beyaza kesmişti, bu arada diger
lokomotiften çıkan dumanlar giderek genişliyor, siyah bir örtü

gibi etrafa yayılıyordu. Arkada, uzayıp giden boru sesleri, bagırarak verilen komutlar, hatlardaki kesişme noktalannda meydana gelen sarsıntı sesleri bogulup gitmekteydi. Yırtılmaya benzer

bir gürültü oldu; Roubaud, yukarı yöne giden bir Versailles treniyle, aşagı yöne giden bir Auteuil treninin kesiştiklerini gördü.

Emile Zola – Hayvanlaşan İnsan Pdf İndir

Roubaud, tam pencerenin önünden çekileeekti ki, adının

seslenildigini duyarak aşagıya dogru sarktı. Ve aşagıda, dördüncü katın balkonunda, otuz yaşlarında genç bir adam, şef kondüktör Henri Dauvergne’i gördü. Henri Dauvergne, ana hatlar-
da şef yardımcısı olarak çalışan babası ve biri on sekiz, digeri yirmi yaşında iki sarışın olan güzel kız kardeşleri Claire ve Sophie’yle yaşamaktaydı. Bu iki kız, iki erkegin eline geçen altı bin

frankla evi idare ederken, neşelerinden hiçbir şey kaybetmiyorlardı. Küçük olan şarkılar söylerken, büyük güler, bir kafes dolusu adakuşu da ötüşleriyle onlarla yarışırdı adeta.

“Vay, Mösyö Roubaud, demek Paris’tesiniz? .. A, tabii ya, kaymakarola bir işiniz vardı.”

Dirsekierini yeniden pencereye dayayan gar şef yardımcısı, o

sabah altı kırk ekspresiyle Havre’dan aynimak zorunda kaldıgını anlattı. Işletme müdüründen gelen bir emir onu Paris’e çagırmıştı, kendisine uzun uzun önemli ögütler vermişlerdi. Neyse ki

işinden olmamıştı.
“Ya madam?” diye sordu Henri.
Madam da alışveriş yapmak için birlikte gelmek istemişti.

Kocası onu, Victoire Ana’nın, her gelişlerinde anahtarını kendilerine teslim enigi bu odada bekliyordu. Kadıncağız aşagıda temizlik işleriyle uğraşırken, kan koca sükunet içinde ve yalnız

başlarına yemek yemekten hoşlanıyorlardı. O gün Mantes’ta,
önce işlerini halletmek istediklerinden poğaçayla yetinmişlerdi.
Ama saat üç olmuştu ve Roubaud açlıktan ölüyordu.

Emile Zola – Hayvanlaşan İnsan Pdf İndir

Henri, kibar görünmek için bir soru daha sordu:
“Peki geceyi Paris’te mi geçireceksiniz?”

Hayır, hayır! Akşam altı otuz ekspresiyle ikisi de Havre’a dönecekti. Tahii ya, tatil! Siı;i sadece fırça çekmek için rahatsız

ederlerdi, sonra da buyrun köpek kulübesine!
Bir an, iki memur kafalarını saliayarak bakıştılar. Fakat artık
birbirlerini duymaz olmuşlardı, çın çın öten notalarıyla deli gibi
çalınan bir piyano sesi geliyordu. lki kız kardeş, yüksek sesle

gülerek, adakuşlarını kışkırtarak, tuşlara birlikte basıyor olmalıydılar. Bunun üzerine kendisi de neşelenen genç adam, selam

vererek içeriye girdi; ve yalnız kalan şef yardımcısı, gözleri bir

süre gençlik neşesi fışkıran balkana dikili halde durdu. Ardından bakışlarını yukarıya çevirdi, lokomotifin otomatik boşaltma

musluklarını kapamış oldugunu ve makasçının onu Caen trenine dogru yolladıgını gördü. Son beyaz buhar yıgınları, gökyüzünü kirleten iri kara duman kıvrımları arasında kaybolmaktaydı.

Sonra kendisi de odaya girdi.
Üçü yirmi geçeyi gösteren guguklu saatin önünde Roubaud
umutsuz bir hareket yaptı. Lanet olası Severine, neden bu kadar
gecikmiş olabilirdi? Bir dükkana girdi mi çıkmak bilmezdi. Mide.,
sinin kazınmasını unutmak için sofrayı kurmayı düşündü. Hem
yatak odası, hem yemek odası, hem de mutfak işlevi gören iki

pencereli geniş oda, ceviz mobilyaları, yatak takımlan kırmızı pamukludan karyolası, raflı büfesi, yuvarlak masası ve Normandiya

tarzı dolabıyla, Roubaud’nun aşina oldugu bir yerdi. Büfeden peçete, tabak, çatal, bıçak ve iki bardak aldı. Bunların hepsi son derece temizdi ve örtünün beyazlıgından mutluluk duyan, karısına

çok aşık olan, kapıyı açar açmaz kansının atacagı kahkahalan düşünerek kendisi de gülen Roubaud, bir eveilik oyunu oynarmışçasına zevk alıyordu bu ev işlerinden. Ama böregi bir tabaga yer-leştirip, yanına da beyaz şarap şişesini koyunca telaşlandı, gözleriyle etrafı araştırdı. Sonra, unutulmuş iki paketi, küçük bir kutu

sardalye ve gravyer peynirini çabucak ceplerinden çıkardı.

 

 

Sitemiz hiç bir şekilde maddi bir beklenti içinde olmayıp tüm paylaşılan bilgiler ücretsizdir. Destek Olmak isterseniz reklamlara tıklayabilirsiniz…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı FACEBOOK-PAYLASIM-GRUBU.png

Aşağıdaki bağlantıdan pdf kitabı indirebilirsiniz

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.