Engin Geçtan – İnsan Olmak Pdf İndir

0 124

Engin Geçtan – İnsan Olmak Pdf İndir

İnsan, doğanın ürkütücü gücüyle
başedebilmek için diğer insanlarla bir araya
gelerek toplumları oluşturmuştur. Ancak,
toplumlar geliştikçe insan da giderek doğadan
kopmuş ve bunun yarattığı yalnızlığı
giderebilecek yeni bir beraberlik bulamamıştır.
İnsanın kısa bir süre için de olsa doğayla yeniden
baş başa olması, onu eski bir dostla
birlikteymişçesine mutlu eder.

Bu, hem birlikte
hem özgür olmanın verdiği, benzeri olmayan bir
mutluluktur. Ama insan böylesi doyurucu bir
ilişkiyi kendi geliştirdiği toplumlarla kuramamış
ve toplumu, doğal güdülerini kısıtlayan bir başka
ürkütücü güç olarak algılamıştır. Dolayısıyla,
doğadan Özgürleşme çabası sonucu bu kez de
kendini topluma bağımlı kılmıştır.

Çünkü insan,
yalnızlıktan da korkmuş ve diğer insanlarla
birlikte olursa tehlikelerden korunacağına
inanmıştır. Gerçekten de insan, başkalarıyla
birlikteyken birçok şeyi daha iyi yapar. Ama
kendi içinde yine de yalnızdır ve içinde yaşadığı
dünyaya karşı yürekli bir savaşım vermek zorundadır.

İnsanın politik bir varlık olması ise kendi
seçimi değildir. Bugüne değin denemiş olduğu
toplum modelleri, onun özgür olma isteği ile
bağımlılığı yeğlemesinin yarattığı çelişkilere
çözüm bulma çabalarıdır. Bu çelişkiler insanın
hem doğanın bir parçası hem doğadan kopuk,
hem insan hem hayvan olmasından kaynaklanır.
Günümüzde bile çoğu insan devletin getirdiği
yasalardan ve vergilerden pek hoşlanmaz.
Yasaların oluşturulmasını ve uygulanmasını
gerekli bulur. Ancak bunların kendisinden çok
diğer insanlar için gerekli olduğunu düşünür.

En basit düzeydeki toplumların yöneticileri
yoktur, ilkel avcılar ancak bir araya geldiklerinde
bazı kurallar uygulamışlardır. Afrika’nın
Pigmeleri ve Avustralya’nın ilkel yerlileri belirli
bir amaçla bir araya gelerek örgütlenir,
işbirliğinde bulunur, sonra yine kendi aile
gruplarına dönerler. Sumatra adasında yaşayan
Kubular’da her aile kendi kendisini yönetir.
Fuegialılar’ın toplulukları genellikle on iki kişiyi
geçmez. Tungular yaklaşık on çadırdan oluşan
gruplar halinde yaşar, sürekli bir politik düzen oluşturmazlar.

Toplumların politik bir düzen
oluşturmasında başlıca etmen savaş olmuştur.
Başlangıçta insanın doğal bir savaş içgüdüsü
yoktu. İlkel gruplar barış ve sükûn içinde
yaşamışlardı. Eskimolar, Avrupalılarla ilk
karşılaştıklarında, onların birbirlerini
öldürmelerini ya da birbirlerinin toprağını
çalmalarını bir türlü anlayamamışlardı.
Topraklarının altında bulunabilecek değerli
madenlerin buz ve karla kaplı olmasına
şükretmişler, çoraklıklarının kendilerini
saldırıdan koruduğuna inanmışlardı.

Engin Geçtan – İnsan Olmak Pdf İndir

Gerçekten de savaşlar, sahip olma dürtüsü
ile birlikte başlamıştır. ilk savaşlar, avcı
kabilelerin tarımla uğraşan gruplara saldırması
biçiminde görülürdü. Avcılar, ormanlarda
avlayacakları sürüler azalınca, köylerdeki zengin
tarlalara imrenirler, saldırmak için önce bir
bahane yaratır, sonra oraları işgal ederlerdi. Bazı
tarihçilere göre, devletle kavim arasındaki fark,
bir ırkın diğerini egemenliği altına almasıyla
başlar. Nitekim savaşlar giderek başkanların ve
Önderlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Ancak başlangıçta başkanlar yalnızca savaşı
yönetme görevini üstlenmişlerdi. Samoa’da
başkan savaş sırasında toplumu yönetir, barış
zamanında kimse onunla ilgilenmez ve toplumun
herhangi bir üyesi olarak yaşamını sürdürürdü.
Daha sonraları, gruplar büyüdükçe, barış
zamanında da topluluğu yöneten ve otoriteyi
temsil eden kişiler belirmeye başladı. Önceleri
bunlar genellikle din adamları ve büyücülerdi.
Sonunda krallık bir devlet yönetimi biçimi olarak
benimsendiğinde, savaş ve barış dönemlerindeki
lider kimlikleri kralın kişiliğinde bütünleşti.

Gerçi devlet istilânın bir ürünüdür ve
kazanan grubun yenilene egemen olmasından
kaynaklanır, ama salt silâh gücüne dayalı bir
devlet de uzun ömürlü olamaz. Çünkü insan
doğası zora ve baskıya karşı inatla direnme
eğilimindedir. Bu nedenle, barış dönemlerinde de
toplumları yönetme sanatı gelişmiş, devlet
gücünün dolaylı ve hissettirilmeden
uygulanabileceği çeşitli üstyapı kurumlan
oluşturulmuştur. Bunlar arasında, aile, okul ve
dinsel kurumlar sayılabilir.

Bu kurumlar, bireyin
kendi toplumuna bağlılık geliştirmesini ve onunla gurur duyabilmesini sağlamıştır. Bunun yanı sıra,
egemen azınlık kendi gücünü giderek yasal bir
sisteme dönüştürmüş, böylece hem kendi gücünü
pekiştirmiş, hem de kendisine bağlı olan halka
düzen ve güvenlik sağlamıştır. Yasalar, sağladığı
haklarla, vatandaşların bunları kabul etmesini ve
devlete bağlanmasını kolaylaştırmıştır.

Engin Geçtan – İnsan Olmak Pdf İndir

Samimiyetsizlik ilkel toplumların bilmediği
bir davranış biçimidir. Örneğin, eskiden
Hotantolar’da rüşvet ve ihanet yoktu. Ancak
toplumlararası ilişkiler geliştikçe Hotantolar da
bu sanatı Avrupalılardan öğrenmeye başladılar.
Samimiyetsizlik uygarlıkla gelişmiştir. Çünkü
uygarlıkla birlikte diplomasi de gelişmiş,
çalınacak şeylerin sayısı da artmıştır, ilkel
insanlarda mülkiyet geliştikçe hırsızlık ve yalan
da başlar.

İlkel insan acımasızdı. Kendini
koruyabilmek için öyle olmak zorundaydı. Ama
diğer insanlara acı vermekten zevk alma eğilimi
savaşlarla birlikte gelişmiştir. Başlangıçta, bu
yalnızca savaşta yaşanan bir duyguydu ve kabile
içinde saldırgan davranışlara rastlanmazdı. Ne
var ki. savaşta öldürmeyi öğrenen insan bunu barışta da uygulamaya başladı. Giderek,
anlaşmazlıklar da taraβlardan birinin ortadan
kaldırılmasıyla çözümlendi. O zamanlar yasa ve
mahkeme yoktu. Buna karşılık köy halkı,
üyelerinden birinin davranışı hakkındaki
görüşlerini ve yargılarını açıkça dile getirebilirdi.

 

 

Sitemiz hiç bir şekilde maddi bir beklenti içinde olmayıp tüm paylaşılan bilgiler ücretsizdir. Destek Olmak isterseniz reklamlara tıklayabilirsiniz…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı FACEBOOK-PAYLASIM-GRUBU.png

Aşağıdaki bağlantıdan pdf kitabı indirebilirsiniz

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.