Araştırma & TarihDünyaKİTAPLARTARİH

F.Ağasıoğlu – Tanrı Elçisi İbrahim Pdf İndir

F.Ağasıoğlu – Tanrı Elçisi İbrahim Pdf İndir

İnsanlar daha kadim çağlardan itibaren çevresinde gördüğü

varlıklara ilgi göstermiş, yaşamına tesir eden olayların ortaya çıkma sebebini kavramaya çalışmış, fayda veya zarar veren olaylara

etki etme yollarını aramışlardır. Dünyanın hangi köşesinde olursa

olsun, kendisini ve çevresindekileri koynunda barındıran Ana tabiatın belli bir kuvvet tarafından idare edildiğini fark edip kavrayan insanoğlu, şuuraltı korunma içgüdüsüyle refah içinde yaşamaya yardım eden ve beladan kurtardığı düşünülen tapınaklar inşa

etmişler.

Biz bu durumu doğru anlamak için XX asrın sonunda deneyle sabit olan ilmî yorumların, özellikle, sinerji ile bağlantılı

yeni keşiflerin gerçekleşmesini de beklemeliymişiz: Artık belli
oldu ki, ruhsal dengemize, sağlığımıza, kısaca yaşamımıza tesir
eden çevremizdeki cansız saydığımız şeylerin, duvarların da,
suyun da, taşın da, ağacın da hafızası ve özel iletişim dalgaları
varmış. Görüleceği gibi, bu dalgalara karşı eski insanlar, bizden
daha ilgili ve meraklı olmuşlardır.

Kadim çağlarda insanlar karınlarını doyuran, hastalıktan koruyan iyeleri (sahipleri) üzmemeye çalışıyorlardı, çünkü her şeyin

bir sahibi, idare edeni, ruhu olduğuna, kısaca, her bir varlığın, her

bir olayın sahibi olduğuna inanıyorlardı. Onlar dağın, suyun, ormanın, yıldırımın, sürünün, kuşun ve benzer varlıkların iyesi ile

temas kurabilen kâhinlere, özellikle destanlarımızda ‘ağzı dualı’
denilen, halk arasında vergili diye adlandırılan medyumlara da
saygıyla yaklaşıyorlardı. Kadim Türkler böyle insanları kutsal
sayıyor, onlara kam diyorlardı. Mada elinde (yurdunda) ise onlar
mag diye adlandırılırdı ve dünyaya yayılan magiya / magic (sihir,
efsun) sözcüğü de bu kökten günümüze kadar gelmiştir.

Kadim Türkler iyelerin de bir yaratıcısı olabileceği kanaatine ulaşmış, bütün varlığı ve onların iyelerini yaratanı TANRI

diye isimlendirmişlerdir.

Böylelikle, Tanrıcılık inamına tapınan

larda Tek Tanrı inancı ortaya çıkmıştır. Bibliya ve Kuran gibi

kutsal kitapların verdiği bilgiye göre, Tek Tanrı dinini İkiçayarası’nda (Mezopotamya’da) tatbik edemeyen Hazreti İbrahim

Tanrı’dan vahiy aldıktan sonra bu dini Filistin topraklarında
yaşayan Yahudiler arasında yaymayı başarmıştır.

F.Ağasıoğlu – Tanrı Elçisi İbrahim Pdf İndir

Önceleri, çeşitli kavimlerde millî-etnik töreleri ve dini merasimleri Kam, Mag, Şaman ve benzer terimlerle adlandırılan kâhinler icra ediyorlardı. Zaman geçtikçe böyle kâhinler içerisinden

çıkan bazı nüfuzlu şahıslar siyasî-içtimaî meseleleri de denetimi

altına alarak, uruğun, boyun, budunun “doğal” lideri haline gelirdi. Yahudiler m.ö. I. binyılın başlarından böyle liderleri artık nebi

olarak kabul edip, onları Tanrının elçisi (peygamber) sayıyordular. Bu devirde başlayan “peygamberlik hareketi” halkın hafızasında epik ve mitik hikâyelerde yaşayan eski kahramanları da

nebi derecesine yükseltiyor; milli ruhu uyandıran, milli şuuru
şekillendiren temlerle halkı birliğe çağıran dini-siyasi önderleri
Tanrı elçisi olarak tanımlıyordular. Bazen tarihi şahsiyet olmayan

mistik kahramanlar da artık yazıya geçirilmeye başlanan *Bibliya’ya bu sıralarda dahil edildi. Kâhinler ayrı ayrı mabet putlarına

secde eden muhtelif Yahudi gruplarını Tek Tanrı inancı ile birleştirmek için İbrahim ve böyle bir birliği 40 yıllık bir eziyetle

gerçekleştiren Musa ile ilgili olaylara büyük önem vermişlerdi.

Tarih boyunca muhtelif dinler oraya çıkmış, sonraları bunların bir kısmı unutulmuştur. Bir ve tek Tanrı inancına sahip olan

semavî dinler ise zaman geçtikçe daha geniş bir alana yayılarak
birçok halkın asıl inancı durumuna gelmiştir.

Semavî dinler denildiğinde farklı farklı zamanlarda gökten
melekler vasıtasıyla peygamberlere indirilmiş Tanrı sözlerine
iman eden Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet göz önünde
bulundurulur.2

Bu dinlere inanan halklara ehli-kitap da denilir,
çünkü Yahudi ve Hıristiyan dinlerinin yasaları (şeriatı) Tevrat ve
İncili kapsayan Bibliya (Kitab-ı Mukaddes) da; İslam dininin
yasaları da Kuran’da ortaya konulmuştur. Bu kitaplar “kutsal

kitap” olarak kabul edilir. Yunanlılar kitaba biblos, Yahudiler
soferim, Araplar kitab, Türkler ise bitik demişlerdir.
Musa’nın beş kitabı Yahudi (İbrani) dilinde “yasa” anlamına

gelen Tora (Tevrat) sözcüğüyle ifade edilir. Yahudi dinine Musevilik (Musa’nın dini) de denir. Musa’nın kitaplarına*

m.ö. IV
asırdan başlayarak yapılan şerhlerin toplamı sonraları Talmut adı
ile ortaya çıkmıştır. Kadim Yahudi dilinde “öğrenme” anlamına
karşılık gelen Talmut Yahudilerin arasında nesilden nesile sözlü
şekilde öğretilir ve sözlü yasalar anlamına gelir. Tevrat ise yazılı
yasalar olarak tanınır. Yahudilikte sadece dinî-etik ve hukuk
meselelerini öne çıkaran dogmatik görüşleri kabul eden Rabbani

Talmutçular, başka etnik kökenli insanların Yahudi dinine girmesine hoş bakmıyorlardı.

 

F.Ağasıoğlu – Tanrı Elçisi İbrahim Pdf İndir

On beş asırlık bir devrin ideolojik, tarihî ve edebî eserlerini
kapsayan Bibliya (Kutsal metinler – Kitab-ı Mukaddes) IV asra
kadar birkaç defa düzenlenmiştir. Yahudiliğin VIII. Asırda çıkan

ve çok sayıda taraftarı olan Karaî (Karay // Karaim) akımı Talmutçulara nispeten daha ılımlı olup, başka halkların Yahudi dinini kabul etmesini normal karşılıyorlardı. Görülüyor ki, Azerbaycan’ın bazı bölgelerinde ve Hazar Hakanlığında Türk boylarının

Yahudiliği / Museviliği kabul etmesinde Karaîlerin de etkisi
olmuştur. Kendilerini Karay diye adlandıran Musevi inançlı Türk
boyu da Hazarlardan kalmadır ve bugün birkaç Avrupa ülkesine
dağılmışlardır.

Bibliya’da peygamber sayılan “patriarklar”*

, onların soyu
ve soyundan türeyen halklar hakkında bilgiler vardır. Şöyle ki,
İbrahim’in Sara’dan olan oğlu İshak’ın Yakup adlı oğlu aynı
zamanda İsrail adını taşır. İsrail’den türeyen millete ben-i İsrail
(İsrailoğulları) denilir. İsrailoğulları’nın inandığı Yahudilik
(Judaizm /Yudaizm) dini ise adını Yakub’un//İsrail’in oğlu
Yehuda’dan almıştır. Buna göre İsrail kelimesi etnik, Yahudi

kelimesi ise dinî anlam taşımaktaydı. Sonraları İsrail kelimesi
ülke adı, Yahudi sözü etnonim**olarak kullanılır oldu.
Kutsal Kitaplara göre, Nuh’un oğlu Sam’ın soyundan sayılan
“Tanrı elçisi İbrahim” bazı milletlerin atasıdır. Bibliya’ya göre,
Abram 99 yaşına geldiğinde, Tanrı; onu birçok milletin “babası”
yapacağını, artık “Büyük, Yüce Ata” anlamına gelen Abram adını

değil, onun ‘Halkların Babası’ anlamında Abraham (İbrahim) adını taşıyacağını söyler.3

Kuran’da İbrahim hakkında şöyle denilir:

“Ey Kitap ehli, İbrahim hakkında niçin tartışırsınız? Şüphesiz, Tevrat da, İncil de ondan sonra indirilmiştir. Aklınız almıyor mu?”4

Başka bir ayette şöyle denilir: “Allah’a, bize gönderilene (Kuran’a), İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakup’a ve torunlarına gönderilenlere, Musa ve İsa’ya verilenlere, Rab’leri tarafından peygamberlere verilenlere inanırız, onları birbirinden ayırmayız. Biz

ancak Allah’a teslim olanlarız, deyin!”

 

 

Sitemiz hiç bir şekilde maddi bir beklenti içinde olmayıp tüm paylaşılan bilgiler ücretsizdir. Destek Olmak isterseniz reklamlara tıklayabilirsiniz…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı FACEBOOK-PAYLASIM-GRUBU.png

Aşağıdaki bağlantıdan pdf kitabı indirebilirsiniz

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı