Frank Thilly – Felsefenin Öyküsü I. Cilt Yunan ve Ortaçağ Felsefesi Pdf İndir

0 3

Frank Thilly – Felsefenin Öyküsü I. Cilt Yunan ve Ortaçağ Felsefesi Pdf İndir

Felsefe tarihi varoluş sorununu çözmek için, ya da deneyim dünyamızı bizim kendimize anlaşılır kılmak için yapılmış olan farklı girişimlerin bağıntılı bir açıklamasını vermeyi amaçlar. Mantıksal insan düşüncesinin en erken başlangıcından günümüze dek gelişiminin öyküsüdür; felsefi kuramların salt zaman dizinsel bir sıralaması ve açıklaması değil, ama bunların birbirleri ile, içinde üretildikleri zamanlar ile, ve onları sunan düşünürler ile ilişkileri içinde bir incelemesidir. Her düşünce dizgesi az çok içinde doğduğu uygarlığa, önceki dizgelerin özyapılarına ve yazarının kişiliğine bağımlıyken, o da kendi payına çağının ve onu izleyerek çağların anlayış ve kurumlan üzerinde gizli bir etki uygular. Felsefe tarihi her dünya görüşünü kendi uygun çerçevesi içerisine yerleştirmeye, onu şimdisinin, geçmişinin ve geleceğinin entelektüel, politik, ahlaksal, toplumsal ve dinsel etmenleri ile bağlantılamaya çabalamakdır.

Aynca insan spekülatif düşüncesinin tarihindeki ilerleme çizgisini izlemeye, felsefe deni- len zihinsel tutumun nasıl doğduğunu göstermeye, önerilen değişik soruların ve çözümlerin nasıl yeni sorulan ve yanıt- lan kışkırttığını göstermeye, ve her bir evrede ne gibi bir ilerleme yapılmış olduğunu belirlemeye çalışmalıdır.   Felsefi dizgeler kişisel, tarihsel ve kültürel bir boşlukta yer alan salt zihinsel etkinliğin ürünleri değildirler; tersine bireysel felsefi dehaların başlamalıdırlar ki yalnızca yazarlarının huy ve kişiliklerini değil ama benzer olarak içinde yaşadıktan kültürel, tarihsel ve felsefi ortamı da yansıtırlar. Her dizge onun hem öğretisel önemini hem de yapısal örgütlenmesini belirleyen sayısız etkinin yakınlaşma noktasıdır.

Bu etkilerden kimileri salt entelektüel ve felsefidir—bir felsefeci bilinçli ya da bilinçsiz olarak felsefesine ona felsefi öncelikleri tarafından aktarılan anlayış ve öğretileri kattığı ve onları mantıksal tutarlık uğruna ya da ahlaksal, dinsel ve estetik deneyimin istemlerini doyurmak için değiştirdiği zaman olduğu gibi. Ancak bir felsefi dizgenin felsefe tarihçisinin gözardı edemeyeceği bir başka biçimlendiriliş etkisi daha vardır, ve bu felsefecinin yaşamöyküsü tarafından ve içinde felsefenin doğduğu toplumsal ve kültürel bağlam tarafından belirtildiği biçimiyle kişiliğini içerir. Şu soru sorulabilir:”Neden belli bir felsefeci, ayırıcı bir yapı ve düzenlemeye sahip bir dizgeyi ortaya koyan böyle bir felsefe öğretisi oluşturabilmiştir?” Bu sorunun yanıtı iki doğrultu üzerinde ilerler: Bunların biri dizgeyi meydana getiren kişisel ve kültürel unsurların sıralamasını içermektedir; diğeri ise düşünürün konumunu kabullenişi ortaya koyan ayıncı felsefi düşünce yapılandır. Bir dizgenin “açıklama”sı bu iki türü karşılıklı olarak tamamlayıcıdır ve felsefenin herhangi bir tarihsel dizgesinin anlaşılabilmesi için her ikisi de gereklidir.

Bir felsefenin kişisel motivasyonu ve tarihsel yaratılış, felsefi anlam ve mantıksal düzenlemeler için önemli ipuçları olarak görülmektedir. Bir felsefenin yorumlamasının tarihsel ve genetik türü, genel olarak yaşamöyküsel, toplumsal, politik ve kültürel et- kilerin büyük karmaşasını çözmeye yöneliktir. Felsefe alanında kişisel unsurların da büyük bir önemi bulunmaktadır. Bireysel bir beyinin yaratıcı düşüncesi, herhangi bir grup bilincinin oluşumunda önemli bir katkıda bulunabilmektedir. Felsefe dizgesi bireysel başarıların ötesinde bir yapıdır. Bilimsel kuram ve teknolojik buluşlar çoğunlukla işbirliğinin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Nevvton’un ya da Einstein’ın yaşamöyküleri yerçekimi kanunu ya da görecelilik kuramının anlaşılması konusunda çok fazla önem taşımaz. Ancak Spinoza’mn pantastik naturalizmi (kamutanrısal doğalcılığı) ya da Schopenhauer’in voluntaristik idealizmi, eğer oluşturucularının kişiliklerinden soyutlanırsa görünümlerinden çok şey kaybederler.

Frank Thilly – Felsefenin Öyküsü I. Cilt Yunan ve Ortaçağ Felsefesi Pdf İndir

Bir felsefe dizgesi, oluşturucusunun kişiliğini yansıtmaktadır ve bu dizgenin anlamı yalnızca bu bireysel kapsam içinde düşünüldüğünde tam olarak anlaşıla- bilir. Bu bakış açısıyla göz önünde tutulduğunda, felsefi dizgeler bilimsel kuramlar ya da teknoloji ve buluş ürünlerinden çok, sanatsal, müzikal ve edebiyat yaratım ürünleri ve din ve törel dizgelere daha yalandır. Felsefenin kişisel niteliklerin yansıması olduğu düşüncesi William James’in Pragmatizm’inin ilk bölümünde yoğun olarak savunulmuştur: James, “Felsefe tarihi, insan oluşumunun kapsamı içindedir” demektedir. Kişisel farklılıklar yalnızca felsefe alanının değil, edebiyat, sanat, yönetim gibi alanların da temel belirliyicilerinden biridir. Felsefe tarihi içindeki bireysel yorumlama gücü geleneksel dogmaların konumunu sarsabilecek bir yapıdadır. Bu sayede bir itiş gücü ve motivasyon sağlanılır.

Böylesine bir niteliğe sahip olan düşünürler kendilerini ayrıcalıklı bir koşulun içinde bulurlar. Onlar felsefenin yerinde saymayıp, adım adım ilerlemesine önayak olacaklardır. Felsefecilerin düşüncesi içinde, kişisel etmenler çeşitli farklılıklar gösterir. Felsefenin, genel zihinsel, kültürel, toplumsal ve politik düşünce yapısına olan bağlılığı dönemlerle ilgili olarak değişiklikler göstermektedir. Herhangi bir tarihsel dönemin felsefesi, o çağın kültürel durumu ile yalandan ilgilidir. Bunun yanı sıra bir önceki dönemin özellikleri ile sı­kı sıkıya bağlıdır. Kültürün felsefi boyutu, yalnızca tek bir kültürel başkaldırı şeklinde görünmez. Sanat, bilim ve teknoloji alanında da kendini gösterecektir. Felsefe ile kültürel çevre arasındaki ilişki yalnızca, felsefenin kültürel çevre üzerindeki bağımlılığının bir oluşumu değildir; felsefe aynı zamanda kültürün diğer görünümleri üzerinde de etkide bulunmaktadır. Felsefe çağdaş ve öncü kültürlerin bir ürünüdür. Daha önceki çağlarda elde edilen toplumsal ve kültürel başarılardan etkilenmektedir.

Frank Thilly – Felsefenin Öyküsü I. Cilt Yunan ve Ortaçağ Felsefesi Pdf İndir

Felsefenin verilen tarihsel dizgenin, toplumsal ve kültürel oluşumların karmaşık çözümlemelerinde, aşağıdaki temel maddeler görülmektedir: 1. Felsefecinin içinde yaşadığı güncel politik durum, onun felsefesini belirlemektedir. 2. Toplumun ekonomik ve toplumsal çerçevesinin genel yapısı, birey olarak felsefecinin içinde bulunduğu çerçeveyi yansıtmaktadır. 3. Din, ahlak, bilim, sanat ve teknolojinin o dönemdeki ya da daha önceki tarihsel çağlardaki durumu, felsefe dışındaki bu yapının etkisi de göz önünde tutulmalıdır. 4. Dönemin felsefi kuramları, birey olarak felsefeci üzerinde etkide bulunmaktadır. Geçmiş ve çağdaş felsefi gelenekler, hareketler ve bireysel dizgeler, bireysel felsefecilerin kültürel ve zihinsel çevrelerinin parçası konumundadır. Toplumsal, politik, bilimsel ve sanatsal miraslar bu açıdan önem taşımaktadır.    

 

Sitemiz hiç bir şekilde maddi bir beklenti içinde olmayıp tüm paylaşılan bilgiler ücretsizdir. Destek Olmak isterseniz reklamlara tıklayabilirsiniz…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı FACEBOOK-PAYLASIM-GRUBU.png

Aşağıdaki bağlantıdan pdf kitabı indirebilirsiniz

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.