Araştırma & TarihDünyaDünya TarihiKİTAPLARTARİH

Gerald Messadie – 4000 Yıllık Tarihi Aldatmacalar Pdf İndir

Gerald Messadie – 4000 Yıllık Tarihi Aldatmacalar Pdf İndir

Aldatmacayı ortaya çıkarmak, yalanı ortaya çıkarmaktır. Bu felsefi
girişim o kadar geniş kapsamlıdır ki bütün bir ömür boyunca
sürebilir. Üstelik gerçeğin tıpatıp aynı iki görünüşü yoktur; bu

nedenle kendi gerçeğini tarif eden herkes, karşısındakine istemeden de olsa yalan söyler. Bu özdeyiş de zaten eskidir: “Herkesin

doğrusu kendine.” Öte yandan yalan söylemenin birçok farklı, çoğu zaman
karışık bir biçimi vardır. Dürüst yalan, örneğin adli bir olayda
bir serserinin görünüşü konusunda yanılan bir tanığın yalanı,
kasten söylenen yalandan, örneğin bir yalancı tanığın yalarımdan
farklıdır: Yalancı tanık, bir hilekârdır. Antik Yunan’da hiç kimse Athena’yı görmemişti, ama onun
aslında var olmadığım iddia etmek idamla cezalandırılan bir suçtu.
Onun gerçekliği, adına efsane denilen kurgunun veya dürüst yalan
türünün bir parçasıydı; efsaneler, oldukça fazla sayıda yurttaşın
asil bir davayı savunmak adına bir araya gelmesini sağlıyordu.
Buna karşın, önemli bir siyasi karar almak için tannlar tarafından
atandığım iddia etmek, hilekârca bir yalan, yani bir aldatmacaydı
ve bunun da idamla cezalandırılması gerekiyordu.

İkisini ayırt etmek güçtür. Aldatan kişi aslında dürüst olabilir
mi? Bir hayal görmüş ve gerçekten tannlar tarafmdan atandığına

inanmış olabilir mi? Bu sorular milletlerin hayatında bir amfitiyatroda olduğundan daha fazla önem taşıyor Çünkü söz iktidarın aracıdır ve toplum içinde dile getirilen söz, otoritenin işaretidir.
Ancak her ikisini de elinde bulunduranlar en çok sayıda kişiye
hitap etme ayrıcalığına sahip olur.

İzninizle kişisel bir anıma yer vereceğim, çünkü bana tam

da sırasıymış gibi geliyor. 2006’da İsviçre’nin Fransızca konuşulan bölgesinin televizyon kanalı Şeytan üzerine halka açık

bir oturum düzenlemeye karar verdi ve bu amaçla bir Katolik
rahibi, bir Protestan rahibi, bir Müslüman imamı ve hem laik
olduğum hem de Şeytanın Genel Tarihi’ni1 yayımlamış olduğum
için beni çağırdı. Tartışma konusu bu varlığın teolojideki yerine
geldi. Davetliler, onun Kötülük’ün özünü ve Tanrı’nın düşmanını
temsil ettiği yönünde hemfikirdiler, ama konuşma sırası bana
geldiğinde onlardan farklı bir görüş bildirdim. Onun Eski Ahit’e
göre Tann’nın hizmetkârı olduğunu hatırlattım. Stüdyoda öfkeyle
karışık bir şaşkınlık havası esti. O zaman Eyüp Kitabı’nda yer alan
şu satırları söyledim: “Bir gün ilahi krallık mensupları Tanrı’nın
huzurunda toplandılar ve Şeytan onların arasındaydı. Tanrı ona
nerede olduğunu sordu. Şeytan, ‘Dünya’yı gezip dolaşıyordum’
diye yanıt verdi. Tanrı ona, ‘Kulum Eyüp’e bakıp düşündün mü?
Dünya’da onun gibi kimseyi bulamazsın’” (Eyüp, I, 6-8). Demek
ki Şeytan ilahi krallığın bir mensubuydu. Öfkenin yerini derin

bir üzüntü aldı ve rahip, benim kutsal kitapların neden kâfirlerin eline bırakılmaması gerektiğini göstermiş olduğumu söyledi.

Gerald Messadie – 4000 Yıllık Tarihi Aldatmacalar Pdf İndir

Bunun ardındaki gizli düşünce, yalnızca yetkililerin bu kitapları yorumlayabileceğiydi. Oysa yetkililer de insaı*. Bilindiği

gibi, yüzyıllardır arada bir yanıldıkları oluyor.

XX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren sessiz bir devrim giderek
daha gürültülü bir hale gelir. Uluslararası bir devrimdir bu. Hep
bir ağızdan “Bize yalan söylendi!” diye haykırılır. Hangi konuda?
Geçmiş konusunda. Protesto edenler kimler? Genç tarihçiler.

ABD, Fransa, İngiltere, İtalya ve başka yerlerde, meslekleri geçmişi anlatmak olan bu uzmanlar birçok kişinin canım sıkan bir

başkaldırıya katılırlar. Kolektif ve aktarılabilir hafızayı oluşturan

aldatmacalar üzerine giderek daha çok kitap, inceleme ve dergilerde özel sayılar yayınlıyorlar.

Daha XIX. yüzyılda tarihçi Fustel de Coulanges onlardan
erken davranmıştı: “Tarihi öğretmek, bir iç savaştır.”

Bu isyankârları öfkelendiren yalanlar ancak saf insanları şaşırtabilir Prehistoıya döneminden kalma mağaralardaki resimlerden

beri, insan ruhunun sürekli efsanelerin peşinden koştuğu açıkça
görülüyor. Yalnızca efsane insanın kalbini heyecanla çarptırabilir
ve ona harekete geçme hevesini aşılayabilir. Oklarla delinmiş
yaban öküzü imgesi, insanın hayvana karşı zaferini simgeliyordu
ve hayvan kalıntıları yaşam için gereken temel besini sağlıyordu,

tıpkı keskinleştirilip bıçak haline getirilebilen kemikler, giysi olarak üzerine geçirilen deriler gibi.

Gerald Messadie – 4000 Yıllık Tarihi Aldatmacalar Pdf İndir

Derken savaşçılar başlıklarına

boynuz takma alışkanlığı edindiler: Yaban öküzünü yenmişlerdi,

onlar kahramandı, artık ellerinde silahlar vardı. Tarihin başlangıcından sonra, lejyonlar bir savaş tanrısının koruyuculuğu altında

savaşa gittiler; ya Mars, ya Ares, ya Bellone, ya Ogmios ya da bir
diğeri. Kimse onu asla görmemişti ama o vardı, çünkü var olması
gerekiyordu. Hatta onun için bir yaşam öyküsü icat ettiler ve
Mars’ın başına gelen aksi tesadüfler (örneğin, Venüs’le sevişirken
Vulcanus’un onu ağıyla yakalaması gibi) anlatıldığında gülmekten
yerlere yatıyorlardı. Çünkü efsane gerçek olandan daha güçlüdür.

Ama yalandır.
Zamanla matbaa yerleşerek bilgiyi yaydıkça, bir sürü insanın

efsaneler uydurdukları ve bu efsanelerin iktidar araçları olmalarının yanı sıra zehirli de olabilecekleri anlaşıldı. Propagandanın

doğuşu bunları daha da tehlikeli hale getirdi. Örneğin kimi efsane üreticileri, Almanlar gibi kültürlü bir milleti “aryan ırkı”

efsanesiyle kışkırttılar.

Kendilerinden büyüklerin zihinlerine doldurdukları boş sözlere kamı tok olan genç tarihçiler, birer yok edici gibi savaşa

başladılar. Görevleri tamamlanmadı; aslında efsaneler çoğalıyor.
Hafızaların kuytu köşelerine yerleşiyorlar.
Ama bunlar nasıl tespit edilebilir?

 

Sitemiz hiç bir şekilde maddi bir beklenti içinde olmayıp tüm paylaşılan bilgiler ücretsizdir. Destek Olmak isterseniz reklamlara tıklayabilirsiniz…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı FACEBOOK-PAYLASIM-GRUBU.png

Aşağıdaki bağlantıdan pdf kitabı indirebilirsiniz

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı