Hüseyin Nihal Atsız – Ruh Adam Pdf İndir

0 94

Hüseyin Nihal Atsız – Ruh Adam Pdf İndir

KAMLANÇU ülkesine bahar gelip de kuşlar ötüşmeye başlayınca, ağaçlarda ve yerlerde çiçekler açınca Yüzbaşı Burkay yine o büyük çam ağacının yanına geldi. Parlak bakışlı, ay yüzlü kızı orada gördü. Yüreğine od düştü. Yeryüzü gözüne karanlık oldu. Ona yaklaşıp şöyle dedi:

«Yüzün aya benziyor.

Kaşın yaya benziyor.

Gözlerin yeşil alası.

Saçların arslan yelesi.

Yürüyüşün turna gibi.

Salınışın suna gibi.

Hangi yerden, kaynaktansın?

Hangi boydan, oymaktansın?»

  Parlak bakışlı, ay yüzlü kız bir şey söylemedi. Yalnız gözlerini kaldırarak Burkay’a baktı. Bu bakışla onun kanını kaynattı. Yüreğini oynattı, içine od düştü. Yeryü zü gözüne karanlık oldu. Kıza şöyle dedi:  

«Bakışların ışık mı?

Saçların sarmaşık mı?

Yıldız mısın, güneş mi?

Alev misin, ateş mi?

Neden sessiz bakıyorsun?

Beni niçin yakıyorsun?

Çiçek gibi her bir yanın.

Söyle, nedir adın, sanın?»  

Parlak bakışlı, ay yüzlü kız bir şey söylemedi. Gülümseyerek Burkay’a bakt ı. Bu bakışla onun aklını başından aldı. Yüreğini derde saldı. İçine od düştü. Yeryüzü gözüne karanlık oldu. Kıza şöyle dedi:

«Beni niçin üzüyorsun?

Gözlerini süzüyorsun.

Kirpiklerin paralıyor.

Bakışların yaralıyor.

Rengin sanki çiçekten.

Bilmem hangi çiçekten?

İster darıl, ister kız.

Tek adını söyle kız!»  

Parlak bakışlı, ay yüzlü kız gözlerini Burkay’ın gözlerine dikti. Kayalardan dökülen suların, kırlarda esen rüzgârın, ormanda öten kuşların sesinden daha güzel sesiyle şöyle dedi:

  «Beşbalık’ta doğdumsa da Karluk kızıyım.

Nice erin yüreğinde saklı sızıyım.

Yüreğine od düştüyse zorlayıp söndür.

Bilen bilir; adım, sanım: Açığma-Kün’dür.

Ölmemeyi istiyorsan yaklaşma bana.

Belâm çoktur, görünmeden dokunur şana…»

Hüseyin Nihal Atsız – Ruh Adam Pdf İndir

Burkay’ın yüreğine od düştü. Yeryüzü gözüne karanlık oldu. İyi yürekli kişi idi. Tanrı’ya ve insanlara karşı suç işlememişti. Tapıncağa gidip Tanrı’ya yalvardı:

«Tanrım! Yü reğimdeki odu söndür.» dedi.

Kırk gün büyük çam ağacının yanına gitti. Her gidişte Açığma-Kün’ü orada gördü. Her gidişte içindeki ateş yalazlandı. Her dönüşte tapıncakta Tanrı’ya yalvardı. Her yalvarıştan sonra bir daha çam ağacının yanına gitmemeye karar verdi. Fakat güneşin her yeni doğuşunda kızın hasretine dayanamadı. Verdiği kararı unutup çam ağacının yanına geldi. Kızın yeşil ala gözleriyle büyülenip kendinden geçti. Kırk birinci gün çam ağacının yanına gelince kızı bulamadı. Gözleri bulandı. Yüreği yandı. İçi sıkıntıyla doldu. Gün batıncaya kadar bekledi. Açığma-Kün gelmeyince onu çam ağacına sordu. Ağaç ah edip ağladı:

«Onu ben de bekliyorum. Artık gelip bana yaslanmayacak!» dedi.

Yaprakları dökülüp kurudu. Uçan bir akdoğan görüp ona sordu. Akdoğan ah edip ağladı:

«Onu ben de bekliyorum. Artık gelip beni koluna almayacak!» dedi.

Kanatları çırpmaz olup otlara düştü; öldü. Yeşil otlara sordu. Otlar ah edip ağladılar:

«Onu biz de bekliyoruz. Artık gelip bizi çiğnemeyecek!» dediler.

Yanıp duman oldular. Burkay bezginleşip yerine, yurduna döndü. Açığma-Kün’den başka bir şey düşünmez oldu. Tapıncağa gidip yalvardı , olmadı. Ekşi kımız içip esridi, kâr etmedi. Tatlı şarap iç ip kendinden geçti, fayda vermedi. Kağan savaş açınca o da katıldı. Ölmek için atına zırhsız bindi. Oklar sağından, solundan uçtu; biri değmedi. Kalkansız, tulgasız vuruştu. Kılıçlar sağından, solundan geçti; biri vurmadı. Yine yurduna döndü. Açığma-Kün’den başka bir şey düşünmez oldu. Benzi sarardı. Hasta olup yatağa düştü.

Burkay’ın iyi yürekli bir evdeşi vardı. Erkeği iyi olsun diye okuyucular, bakıcılar, kamlar, bakşılar getirtti. Hiçbir ilâç, hiçbir dua, hiçbir büyü fayda vermedi. Günden güne eridi, soldu, bitti. Ölecek hale geldi. Bir gece Açığma- Kün’ün adını sayıklayınca kadın işi anladı. Bütün Kamlançu’ya adamlar çıkarttı. Kırk gün aradılar, taradılar. Açığma-Kün bulunmadı. Bir gün ihtiyar, çirkin bir büyücü kadın geldi.  

Hüseyin Nihal Atsız – Ruh Adam Pdf İndir

“Ruh Adam”, Türk edebiyatında pek alışılmamış çeşitte bir romandır. Müellifin tarihî romanlarını okumuş olanlar, tarihî bir roman gibi başlayan bu eserin öyle olmadığını görecek, sayfalar ilerledikçe kendilerini aşırı bir sembolizmin içinde bulacaklardır. Bir tarih çeşnisinin de yer aldığı roman, yaşamanın gayesini yalnızca askerlikte bulan bir subayın hayatıdır. Tabiatüstü olaylarla anlatılan bir hayat hikâyesinin, dikkatle bakıldığı zaman, gerçeklerin sembollerle çerçevelenmiş ifadesinden başka bir şey olmadığı görülecektir. “Ruh Adam”, kendi nefsi ile mücadele eden bir insanın macerasıdır. Edebî-ruhî tahlilini yapanlar, eserin hakikaten bir roman mı, yoksa yaşanmış bir hayat mı olduğunu kestirmekte hayli tereddüde düşeceklerdir.  

 

Sitemiz hiç bir şekilde maddi bir beklenti içinde olmayıp tüm paylaşılan bilgiler ücretsizdir. Destek Olmak isterseniz reklamlara tıklayabilirsiniz…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı FACEBOOK-PAYLASIM-GRUBU.png

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.