Louis Couperus – Gizli Güç Pdf İndir

0 7

Louis Couperus – Gizli Güç Pdf İndir

O akşam dolunay trajedinin rengine bürünmüştü. Erken bir

saatte , güneşin son ışıklarıyla birlikte , kan kırmızısı, koskocaman bir top misali doğmuştu ve Lange Laan’ın• demirhindi

ağaçlarının ardında günbatımı gibi alev alevdi, yükselmekte, solgun gökyüzünde yavaş yavaş trajik renginden sıyrılmaktaydı.

Ölümcül bir durgunluk, her yeri bir sessizlik peçesi gibi kaplamıştı; sanki uzun öğle tatilinin ardından, araya hayatın devam ettiği bir zaman dilimi girmemişçesine , akşamın huzuru başlamaktaydı. Akşamın kıpırtısız, bunaltıcı havasında kentin üzerine bir

sessizlik çökmüştü; beyaz villalarla sundurmalar, cadde ve bahçelerdeki ağaçların arasına sokulmuştu; sanki halsiz gece, doğu

musonlarının kavurucu gündüzünden bitkin düşmüştü. Durgun
evler, bahçelerindeki yaprakların ve eşit aralıklarla yerleştirilmiş,

iri, beyaz badanalı, pırıl pırıl saksıların arasında ölümcül bir sessizliğe bürünmüştü. Yer yer, tek tük lambalar yanmaya başlamıştı. Ansızın bir köpek havladı, bir başkası karşılık verdi, boğuk

sessizlik, lime lime, uzun şeritler halinde parçalandı; köpeklerin

öfkeli sesleri kısık, nefes nefese , sert ve düşmanca yankılandı;
sonra ansızın onlar da sustu.

Lange Laan’ın sonundaki malikane bahçenin içinde, iyice gerideydi . Koyu renk yapraklı waringin ‘lerin • arasındaki alçak ve

parlak malikanenin peş peşe zikzaklar halinde uzanan kiremitli

damlan, binanın yaşını ele veren ilkel bir çizgi biçiminde, arkadaki bahçenin gölgelerine doğru uzayıp gidiyordu; her galerinin

ve verandanın, her odanın üzerindeki damlar, düzensiz , uzun

bir sıra oluşturuyordu. Oysa önde, girişteki verandanın ve sundurmanın geniş aralıklı , yüksek, parlak, heybetli beyaz sütunları, bir sarayın girişini andıran geniş, ferah ve görkemli bir alanı

çevreliyordu. Açık kapılardan dar bir perspektif içinde görülen

ana galeri arkaya kadar uzanıyor, tek bir titrek ışıkla aydınlatılıyordu.

Louis Couperus – Gizli Güç Pdf İndir

Bir oppasser,§ evin yan tarafındaki fenerleri yakmaktaydı.
Evin ön tarafında iri beyaz saksılar içinde güller, kasımpatları ,

palmiyeler ve yılanyastıkları sağlı sollu geniş kavisler çizmekteydi. Beyaz sütunlu sundurmaya kadar gelen geniş, çakıllı yol,

saksılarla çevrelenmiş, sıcaktan kavmimuş büyük bir çimenliğe

açılıyordu ve tam ortada, oymalı bir taş kaidenin üzerine oturtulmuş görkemli bir vazonun içinde, haşmetli bir lataniat yükseliyordu. Tek açık yeşil renk, kıvrımlı havuzun üzerinde yüzen, yuvarlak yeşil tepsileri andıran ve aralarında tek tük parıltılı , lotus benzeri çiçekler bulunan dev Amazon nilüferinin yapraklarında görülebiliyordu. Havuzun etrafını dar bir yol çevreliyordu ve çakıl döşeli yuvarlak bir alanda yüksek bir bayrak direği vardı. Bayrak, her günkü gibi saat altıda indirilmişti. Lange Laan’a açılan bahçe kapısı yakındı.

Malikanenin geniş arazisi sessizdi. Şimdi lambalardan sorumlu hizmetkarın yavaşça ve zar zor yaktığı bir lamba ön verandada, kısılmış bir lamba da içeride yanmaktaydı; sütunları ve

uzayıp giden damlarıyla bir çocuğun rüyasını andıran bir saraydaki iki gece lambası misali. Çalışma odasının basamaklarına oturmuş, koyu renk üniformalı birkaç oppasser fısıldaşıyordu.

Aralarından biri bir süre sonra ayağa kalktı, ağır ağır, acele etmeden yürüyerek arazinin en uzak köşesinde, oppasser’lerin kulübesinin yanında, yükseğe asılı olan bronz çana gitti . Yüz adım

kadar atıp yanına vardığında, çanı yavaş yavaş yedi kere çaldı.

Çanın dili metalik, çınlayan bir ses çıkarıyor, her vuruş, derinden, heyecanlı bir titreşimle dalga dalga yankılanıyordu. Köpekler tekrar havlamaya başladı. San biyeli lacivert ceketi ve sarı şeritli pantolonuyla iyice ince ve genç görünen oppasser yine ağır

ağır, sessizce yüz adımlık yolu geri dönüp diğer oppasser’lerin
yanına gitti.

Louis Couperus – Gizli Güç Pdf İndir

Çalışma odasının ve ona bitişik yatak odasının ışıkları da yakılmıştı; odadaki ışık storların arasından dışarı sızıyordu. Siyah

ceket, beyaz pamuklu pantolon giymiş, uzun boylu, iri yapılı
vali odayı bir boydan bir boya geçip dışarıdaki adama seslendi:
“Oppas!”
Ceketinin eteğine geniş sarı biye geçirilmiş olan baş oppasser
dizlerini kırarak yürüyüp efendisinin önünde çömeldi.
“Bayan Doddy’yi çağır.”
“Bayan Doddy dışarıda, kanceng,”* dedi adam fısıltıyla; bir
yandan da iki elinin parmaklarını birleştirerek semba
§ selamı

verdi.
“Nereye gitti?”

“Sormadım kanceng,” dedi adam, bilmeyişine mazeret göstererek ve tekrar semba selamı verdi.

Vali bir an durup düşündü, sonra konuştu:
“Kepim. Bastonum.”

Baş oppcsser, saygıdan büzüşüp dizlerini kırarak çabuk çabuk odanın karşı tarafına yürüdü ve yine çömelerek valinin üniforma kepiyle bastonunu getirdi.

 

Sitemiz hiç bir şekilde maddi bir beklenti içinde olmayıp tüm paylaşılan bilgiler ücretsizdir. Destek Olmak isterseniz reklamlara tıklayabilirsiniz…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı FACEBOOK-PAYLASIM-GRUBU.png

Aşağıdaki bağlantıdan pdf kitabı indirebilirsiniz

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.