Mahmut Goloğlu – Erzurum Kongresi-Milli Mücadele Tarihi-I Pdf İndir

0 66

Mahmut Goloğlu – Erzurum Kongresi-Milli Mücadele Tarihi-I Pdf İndir

Tarih incelemelerinde, büyük–küçük, önemli– önemsiz dîye ayrımlar yapmadan, geçmişteki bütün olayların gerçeğini bulmak, gerçeğe bağlanmak ve gerçeğe dayanmakta kaçınılmaz zorunluluk vardır. Hele bu inceleme, Milli Mücadele Tarihi gibi, bir devletin, kendi devletimizin kuruluşuna ait olur ve bu sebeple özel bir önem taşırsa, gerçeklere sıkı sıkıya bağlı kalmanın faydaları çok büyük ve apaçıktır. Tersine, bazı olayları önemsiz ve küçük gibi görerek, gerçekleri bir yana bırakmanın, ya da gerçeğin dışına çıkmanın, bütün başka zararları bir yana, okuyucuda yaratacağı güvensizlik yeteri kadar zararlıdır.

Bu kitap, doğmasından ve milli bünyemize kötü etkiler yapmasından kuşkulandığımız bu zararları mümkün olduğu kadar azaltabilmek için, gücümüz oranında, gerçekleri bulup ortaya koyabilmek amacıyla yazıldı. Bu amaca varmada, Erzurum Kongresi’nden söz etmiş olan, bu kitapta adı geçen ve geçmeyen yayınlardan yararlanıldı. Erzurum Kongresi olaylarının içinde yaşamış olan kimselerle yaptığımız konuşmalar ve yazışmalar da gerçeklerin aydınlanmasında çok etkili oldu. Açıklamalarımız sırasında, hepsi de değerli emeklerin mahsulü olan yayınların bazı noktalarına ilişmiş olmamız, kesinlikle onların değerini küçümsememizden değil, gerçeği meydana çıkarmayı amaç edinişimizdendir. Gerek bu yayınların sahiplerine, gerekse bu konudaki bilgilerini bize verenlere teşekkürü borç biliriz.

Mahmut Goloğlu – Erzurum Kongresi-Milli Mücadele Tarihi-I Pdf İndir

Batum–Mondros Ekim 1917’de Rusya’da patlak veren ayaklanma sonunda, Bolşevikler, Aleksandr Kerenskiy hükümetini devirerek iktidarı ellerine almışlar ve Lenin’in başbakanlığındaki Bolşevik hükümetini kurmuşlardı. Bolşevik hükümetin ilk işi, süregelen savaşları bir sona vardırabilmekti. Çünkü, Rus ordusu savaştan, ve Rus halkı yoksulluktan bıkmıştı. Bazı askeri birliklerde silah bırakma ve kaçma olayları görülmüştü. Böylece, 18 Aralık 1917’de, Türk ve Rus Hükümetleri arasında, Erzincan Mütarekesi yapıldı. Mütareke gereğince, Doğu Anadolu’daki Rus birlikleri çekilmeye başladı.

Ne var ki; Rus işgalinden kurtulan yerlerimiz bu defa da tam bir anarşi havası içine düşmüşlerdi. Devlet otoritesinin yokluğundan yararlanan Ermeniler Mütareke’yi kabul etmeyerek, altı doğu ilimizi de içine alan Büyük Ermenistan hülyası ile, Rusların bıraktıkları yerleri işgal çabasına düştüler. Van, Hınıs, Erzurum ve Erzincan’a altı bin kadar asker gönderdiler. Türkiye’deki Ermenilerden de üç bin kadar gönüllü bunlara katıldı.

Gürcüler ise, tarafsız bir tutum takınarak, Batum’un kendilerine verilmesi için Almanlarla görüşmelere giriştiler. Bölge tam bir asayişsizlik içinde idi. Bu durum üzerine, Türk Kafkas Cephesi Komutanlığı, 5 Şubat’tan itibaren, Erzincan Mütarekesi’nin ortadan kalkmış olduğunu, bildirdi ve 12 Şubat’ta da Vehib Paşa komutasındaki 3. Kafkas Ordusu ileri harekete geçti. Hızla ilerleyerek Şubat ayı içinde Erzurum ve Trabzon bölgelerini tekrar anavatana kattı.

(M. Goloğlu, Trabzon Tarihi: 180)

Mahmut Goloğlu – Erzurum Kongresi-Milli Mücadele Tarihi-I Pdf İndir

Bu sırada, Brest-Litovsk barış görüşmeleri de sonuçlanmış ve 3 Mart 1918’de imzalanan Brest- Litovsk Barış Antlaşması gereğince 1914 Osmanlı–Rus sınırı esas kabul edilmiş olduğundan, Türk askeri birlikleri ileri hareketlerine devam ederek 1914 sınırına vardılar. Fakat Ermeniler ile Gürcüler anlaşmayı kabul etmiyor; Gürcüler Batum’u Ermeniler ise Kars’ı vermek istemiyorlardı. Türk orduları da durmadan ilerleyerek üç doğu ilimizi (Elviye-i Selâse denen Batum, Ardahan, Kars illeri) işgal ettiler ve anlaşmaya yanaşmayan Ermenilerin peşinden, Kars’ı da geçip, doğuya doğru ilerlediler. Ermeni kuvvetlerini dağıtıp Erivan üzerine yürüdüler.

Sonunda Ermeniler de anlaşmayı kabule yanaştılar. Böylece Haziran 1918’de Türk delegeleri ile Ermeni, Gürcü, Azerî delegeleri arasında Batum Antlaşması imzalandı. Vehib Paşa komutasındaki 3. Ordu iki tümene indirilerek, Esad Paşa komutasında, Batum– Ardahan bölgesinin güvenliğini sağlamakla görevlendirildi. Bir ay kadar sonra da, Brest- Litovsk Anlaşması gereğince, Batum ile Ardahan ve Kars’ta plebisit yapılarak Elviye-i Selâse’nin anavatana kavuşması kesinleşti. Bir ay kadar sonra da bu bölgede Batum ve Kars livalarından meydana getirilmiş Batum vilâyeti kuruldu. Bu sırada, Temmuz 1918’de Padişah Sultan Reşad ölmüş, Sultan Vahdeddin (VI. Mehmed) tahta çıkmış, İkinci Talât Paşa Kabinesi kurulmuştu. Kâzım Karabekir Paşa Komutasındaki 1. Kafkas Ordusu’na Tebriz’i işgal emri verildi.

Ve, Eylül 1918’de, Bakû’yu işgal eden Türk kuvvetleri Turan’a varmak üzere yola çıktı. Fakat, birdenbire İngilizlerin Suriye cephesinde taarruza geçtikleri duyuldu. Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı karargâhını bile zor kurtarmış, 8. Ordu tamamen yok olmuş, 7. Ordu hayli esir vererek elde kalan küçük bir kuvvetle geri çekilebilmişti. Nihayet Birinci Dünya Savaşı bitmişti.

Alman Ordusu teslim olmuş, Alman İmparatoru kaçmış, Almanya’da umhuriyet ilan olunmuş, Almanlar ve Bulgarlar İtilâf Devletleri ile mütareke yapmışlar, Avusturya–Macaristan da mütareke isteğinde bulunmuştu. Bizde de çözülme başlamıştı. Şam düşmüş, 8 Ekim 1918’de Sadrazam Talât Paşa istifa etmiş; yeni hükümeti, 14 Ekim’de Müşir Ahmed İzzet Paşa kurmuş, 27 Ekim’de de karargâhı Bakû’da bulunan Kafkas İslâm Ordusu lağvedilmişti. Ve 30 Ekim 1918’de, Limni Adasının Mondros Limanı’nda, İngilizlerin Agamemnon zırhlısında, Türk delegeleri Bahriye Nâzırı Hüseyin Rauf (delege kurulu başkanı), Dışişleri Müsteşarı Reşad Hikmet, Kurmay Yarbay Sadullah ile İtilâf Devletlerini temsil eden İngilizlerin Akdeniz Donanması Başkomutanı Amiral Somerset Arthur Gough-Calthorpe arasında Mondros Mütarekenâmesi imzalandı.

Varılan anlaşmaya göre, derhal savaş hâline son verilecek, doğudaki askeri birliklerimiz 1914 sınırının gerisine çekilecek, Türk ordusu terhis edilecek ve eldeki silah, cephane, teçhizat, ulaştırma araçlarının ne yapılacağı hakkında İtilâf Devletlerince verilecek talimata uyulacak, donanma teslim edilecek, limanlar, demiryolları, posta işleri İtilâf Devletlerinin denetim ve yönetiminde, İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Toros Tünelleri de yine bu devletlerin işgalinde bulunacaktı.  

 

Sitemiz hiç bir şekilde maddi bir beklenti içinde olmayıp tüm paylaşılan bilgiler ücretsizdir. Destek Olmak isterseniz reklamlara tıklayabilirsiniz…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı FACEBOOK-PAYLASIM-GRUBU.png

Aşağıdaki bağlantıdan pdf kitabı indirebilirsiniz

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.