Norman Davies – Avrupa Tarihi Pdf İndir

0 148

Norman Davies – Avrupa Tarihi Pdf İndir

Başlangıçta Avrupa yoktu. Beş milyon yıl boyunca var olan tek şey; dünyanın uzun ve en büyük kara kitlesinin önünde, bir geminin pruvasındaki baş gibi duran, kıvrımlı ve adsız bir yarımadaydı. Batıya doğru, hiç kimsenin aşamadığı okyanusla; güneye doğru adalarla, koylarla ve kendi yanmadalarıyla bölünmüş kapalı ve birbiriyle bağlantılı iki deniz uzanıyordu. Kuzeyde, çağlar boyunca genişleyen ve büzülen bir canavar ya da donmuş bir denizanası gibi büyük kutup buzulları; güneyde ise, bütün insanların ve uygarlıkların geldiği ve dünyanın geri kalan kısmına uzanan bir köprü yer alıyordu.

Buzul çağları arasındaki ara dönemlerde Yarımada, ilk yerleşik konuklarını kabul etti. Neanderthal insansıları ile Cromagnon mağara adamlarının da adlarının, çehrelerinin ve fikirlerinin olması gerekir. Ama gerçekte kim olduklarının bilinmesi olanaksızdır; onları ancak duvarlara çizdikleri resimlerden, yaptıkları aletlerden, kemiklerinden hayal meyal çıkarabiliyoruz. Son buzul çekilmesiyle, yani yalnızca on iki bin yıl önce Yarımada yeni göçmen dalgaları aldı. Bilinmeyen öncüler ve maden arayıcıları, kıyıları dolaşarak, karaları ve denizleri aşarak, en uzak adalara ulaşıncaya kadar yavaş yavaş batıya doğru ilerlediler.

Bu insanların kalıcı en büyük şaheseri inşa edildi. Fakat bu büyük taş ustalarının esinlerini nereden aldıklarını, bu büyük yuvar- lak taşları nereden bulduklarını söyleyebilecek çağdaş bir tahmin bulunmamaktadır.1 Yarımada’nın öteki ucunda ise. Bronz Çağı’nın şafağında başka insanlar, Helenler, etkileri günümüze kadar süren bir topluluk oluşturmuşlardı. Helenler, kıtanın içlerinden üç ana dalga halinde indiler ve MÖ ikinci binin sonuna doğru Ege kıyılarını denetim altına aldılar. Bölgeyi fethettiler ve mevcut yerli halkla karışıp kaynaştılar. Peleponnesos ve Anadolu (Küçük Asya) arasındaki sulara serpilmiş binlerce adaya yayıldılar. Anakaranın hâkim kültürünü ve daha eski olan Girit kültürünü benimsediler. Konuştukları dil onları “barbarlardan, “anlaşılmaz sözler söyleyenlerden ayırdı.

Onlar, Eski Yunan’ın yaratıcıları oldular [BARBAROS], Daha sonra, klasik dönemlerin çocukları insanlığın nereden geldiğini sordukları zaman onlara, dünyanın kim olduğu bilinmeyen bir “tanrısal fail” -opt/ex rerum- tarafından yaratılışı anlatıldı. Tufan’dan ve Europa’dan söz edildi. Avrupa, klasik dünyanın en kutsal söylencelerinden birinin konusuydu. Europa, Girit’in efendisi Minos’un annesi ve dolayısıyla Akdeniz uygarlığının en eski kolunu doğuran kişi (progem(rix) idi. Adı Homeros tarafından da anılmıştır. Ama Siraküzalı Moschus’a atfedilen Avrupa ve Boğa’da ve Romalı şair Ovidius’un Metamorplıoses’unun (Başkalaşımlar) tümünde, Tanrıların Babası tarafından baştan çıkartılmış masum bir prenses olarak ölümsüzleşıirilmiştir. (Efsaneye göre) Prenses Europa (Avrupa), ülkesi Fenike’nin kıyıları boyunca bakireleriyle birlikte dolaşırken, kar beyazı bir boğa görünümündeki Zeus tarafından kandırılmıştır:

Norman Davies – Avrupa Tarihi Pdf İndir

Ve (kadın) yavaş yavaş korkusunu yendi Ve (erkek) göğsünü onun bakire okşamalarına sundu, Kadın için onun boynuzları, çiçek demetleriyle sarılmaktı Prenses, onun sırtına binmeye cesaret edinceye kadar Gözdesini, kendisini kimin sürdüğünün Farkında olmayan boğanın sırtına Sonra -yavaş yavaş geniş, kuru kumsaldan aşagı- Önce sığ dalgalara büyük tanrı Sahte toynaklarını koydu, sonra avare avare Doiaştı uzaklarda Açık denizde ödülünü alıncaya kadar. Prensesin kalbine korku doldu Arkasına dönüp bakınca, gördü Hızla geri çekilen kumları. Sağ elini yakaladı Bir boynuz, öteki arkasına kıvrıldı Çırpınan giysisi esintiye kapıldı.

Bu, Pompei evlerindeki Grek vazolarına resmedilmiş (Bkz. levha no. 1), modern zamanlarda Tiziano’nun, Rembrandt’ın, Rubens’in, Veronese’nın, Claude Lorram’ın tablolarına yansımış, bilinen bir Avrupa öyküsüydü. Tarihçi Herodotos ise, MÖ beşinci yüzyılda yazarken bu öyküden etkilenmemiştir. Ona göre, Prenses Europa’nın kaçırılması, sadece çağlar kadar eski bir geçmişi olan kadın kaçırma savaşları içindeki sıradan bir olaydı. Sur şehrinden bir grup Fenikeli, Argos Kralının kızı lo’yu kaçırmış; bunun üzerine Girit’ten deniz yoluyla Fenike’ye giden bir grup Yunanlı da, Sur Kralının kızını kaçırmıştı. Bu bir “kısasa kısas” durumuydu.

Norman Davies – Avrupa Tarihi Pdf İndir

Europa söylencesinin birçok çağrışımı vardır. Ama prensesin Fenike (şimdiki güney Lübnan) kıyılarından Girit’e kaçırılmasında Zeus’un da, Do- gu’daki eski Asya uygarlıklarının semerelerini Ege’nin yeni adakolonilerine taşıdığı kesindir. Fenike, Firavunların etki alanında yer almaktadır. Prenses Europa’nın gidişi, Eski Mısır ile Eski Yunan arasında mitsel bir bağ kurulmasını sağlamıştır. Prenses Europa’nın, onu bulmak için bütün dünyayı dolaşan erkek kardeşi Cadmus, orbe pereratto, Yunan’a yazı sanatını getirmesiyle ünlüdür [CADMUS].

Europa’nın kaçırılması, onu izleyenlerin hareketsiz kalamamasını da zo- runlu kılmıştır. Uzun ömürlü olan, ama coğrafi ve entelektüel gelişmeleri öl- gün kalan Nil, Indüs, Mezopotamya ve Çin’in nehir vadisi uygarlıklarının ter- sine, Akdeniz uygarlığı sürekli hareketle uyarılmıştır. Hareket, belirsizliğe ve güvensizliğe yol açmış; belirsizlik, bir “sürekli düşünce mayalanmasını” beslemiş; güvensizlik, enerjik hareketliliği özendirmiştir. Kral Minos, gemileriyle ünlüdür. Girit, ilk deniz gücüdür. Gemiler, gittikleri ülkelerle her tür alışverişi geliştirerek insan, eşya ve kültür taşımışlardır. Tıpkı Prenses Europa’nın giysileri gibi, o eski denizcilerin düşünceleri de hep “esintide çırpınarak” -tremulae sinuanfurflamine vesles- akıp gitmiştir.  

 

Sitemiz hiç bir şekilde maddi bir beklenti içinde olmayıp tüm paylaşılan bilgiler ücretsizdir. Destek Olmak isterseniz reklamlara tıklayabilirsiniz…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı FACEBOOK-PAYLASIM-GRUBU.png

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.