Paul Auster – Yalnızlığın Keşfi Pdf İndir

0 88

Paul Auster – Yalnızlığın Keşfi Pdf İndir

Bir gün yaşam vardır. Bir adam, örneğin,
sağlığı yerinde, yaşlı bile değil, hiç hastalık
geçirmemiş. Her şey eskiden olduğu gibi,
bundan sonra hep olacağı gibi. Kimsenin işine
karışmadan, yalnızca kendisini bekleyen yaşamı
düşünerek bir günden ötekine geçer bu adam.
Sonra, ansızın, ölüm geliverir Adam yavaşça iç
geçirir, oturduğu yere yığılır; işte bu Ölümdün
Ölümün bu apansız gelişi düşünmeye yer
bırakmaz, zihnin avutucu bir söz arayıp
bulmasına firsat tanımaz.

Ölümle baş başayızdır,
kendi ölümlülüğümüzün indirgenmez
gerçeğiyle. Uzun bir hastalıktan sonra gelen
ölümü çaresiz kabul edebiliriz. Kaza sonucu
ölümü bile yazgıya yükleyebiliriz. Ama bir
insanın, görünürde hiçbir neden olmadan,
yalnızca insan olduğu için ölmesi, bizi yaşamla
ölüm arasındaki o görünmez sınıra o denli yaklaştırır ki, artık hangi tarafta olduğumuzu
kestiremeyiz. Yaşam ölüme dönüşür, sanki bu
ölüm, öteden beri bu yaşama sahip olmuş gibi.
Hiç uyanmadan ölmek. Şu anlamda; Yaşam
durur. Yaşam her an durabilir.

Babamın ölüm haberini üç hafta önce aldım.
Pazar sabahıydı, mutfakta küçük oğlum Daniel’e
kahvaltı hazırlıyordum. Yukarıda karım hâlâ
örtülerin altında sıca cık yatıyor, fazladan birkaç
saat uykunun keyfîni çıkarıyordu. Kırlık
yerlerde kış; Sessizlik, odun dumanı ve
beyazlıktan oluşan bir dünya. Kafam bir gece
önce yazmakta olduğum parçayla ilgili
düşüncelerle doluydu, öğleden sonra olsa da
işimi sürdürebilsem diyordum. Sonra telefon
çaldı. Can sıkıcı bir şey olduğunu hemen
anladım. Bekletilemeyecek bir haber olmadığı
sürece pazar sabahı sekizde hiç kimse telefon
etmez. Bekletilemeyecek haber de her zaman
kötü haberdir.

Aklıma bir tek yüceltici düşünce bile
gelmiyordu.
Valizlerimizi toplayıp üç saat sürecek New
Jersey yolculuğuna çıkmadan önce bile, babam konusunda yazmam gerekeceğini biliyordum.
Kafamda ne bir tasan ne de bunun ne anlama
geldiği konusunda bir düşünce vardı. Böyle bir
karar aldığımı bile anımsayamıyorum. Haberi
aldığım anda bana kendini kabul ettirmeye
başlayan bir kesinlik, bir yükümlülük olarak
karşıma dikildi. Şöyle düşündüm: Babam öldü.
Hemen davranmazsam, bütün yaşamı da
kendisiyle birlikte silinip gidecek.

Paul Auster – Yalnızlığın Keşfi Pdf İndir

Şimdi, üç hafta gibi kısa bir süre sonra bile
geriye baktığımda, göstermiş olduğum bu
tepkiyi oldukça garip buluyorum. Hep ölümün
beni uyuşturacağını, acıdan hiçbir şey
yapamayacağımı düşünmüştüm. Şimdi ölüm
gerçekleştiğindeyse, hiç gözyaşı dökmüyor,
çevremde dünyanın yıkıldığı duygusuna
kapılmıyordum.

Tuhaftı, ama ansızın gelmiş
olmasına karşın, bu ölümü kabullenmeye
şaşılacak derecede hazırdım. Beni rahatsız eden
başka bir şeydi, ölümle ya da benim ölüme
gösterdiğim tepkiyle ilgili olmayan bir şey:
Babamın arkasında hiçbir iz bırakmamış
olduğunu fark etmiştim.

Ne karısı, ne kendisine bağımlı olan bir ailesi ne de yokluğuyla yaşamı değişecek bir kimsesi
vardı. Birbirinden kopmuş eski arkadaşların
haberi aldıklarında duydukları kısa bir şaşkınlık,
dostlarını kaybetmiş oldukları gerçeğinden çok,
ölümün nasıl da akima estiğince geldiğini
düşünmek, ardından gelen kısa bir yas dönemi
ve sonra hiç. Sonunda da babam sanki hiç
yaşamamış gibi olacaktı.

Paul Auster – Yalnızlığın Keşfi Pdf İndir

Zaten ölümünden önce de yoktu, ona en
yakın olan kişiler, çok önceden bu yokluğu
kabul etmeyi öğrenmişlerdi, bu yokluğun onun
varlığının temel niteliği olduğunu. Şimdi ölmüş
olduğuna göre de, onun sonsuza dek yok
olduğu gerçeğini insanların sindirmesi güç
olmayacaktı. Yaşama biçimi, insanları ölümüne
hazırlamıştı -bir çeşit önceden sezinlenen ölüm
olmuştu onunkisi- onu anımsayanlar olacaksa
bile, belli belirsiz, ancak belli belirsiz bir
anımsama olacaktı bu.

Bir nesneye, bir kişiye ya da bir düşünceye
tutku beslemeyen, kendini hiçbir koşul altında
açığa vuramayan ya da vurmak istemeyen
yapısıyla yaşamdan uzak kalmayı, olayların
heyecanına kapılmamayı başarmıştı. Yemek yiyor, işe gidiyor, arkadaş ediniyor, tenis
oynuyor, ama bütün bunları yaparken yine de
orada olmuyordu. En derinlikli, en değişmez
anlamıyla görünmeyen bir adamdı o.
Başkalarına görünmeyen, büyük bir olasılıkla
kendine de görünmeyen. O yaşıyorken, onu
arayıp ortada olmayan bir babayı bulmak için
uğraştıysam, öldükten sonra da bu arayışı
sürdürmem gerekiyormuş kanısındaydım. Ölüm
hiçbir şeyi değiştirmedi. Tek fark, artık
zamanımın olmaması.

On beş yıl yalnız yaşamıştı; insanlara karşı
bağışıklığı varmışçasına içini göstermeden ve
bildiğinden şaşmadan. Boşlukta yer tutan bir
insan gibi değildi, daha çok içine sızılması
olanaksız insan biçiminde bir boşluk parçası.
Çevresindeki dünya ona çarpıp geri dönüyor,
vurup parçalanıyor, bazen de ona yapışıp
kalıyordu – ama asla onun içine sızamıyordu. On
beş yıl boyunca koskocaman bir evde tek başına
oturdu, ölümü de bu evde oldu.

 

 

Sitemiz hiç bir şekilde maddi bir beklenti içinde olmayıp tüm paylaşılan bilgiler ücretsizdir. Destek Olmak isterseniz reklamlara tıklayabilirsiniz…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı FACEBOOK-PAYLASIM-GRUBU.png

Aşağıdaki bağlantıdan pdf kitabı indirebilirsiniz

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.