Yasmina Khadra – Kabil’in Kırlangıçları Pdf İndir

0 7

Yasmina Khadra – Kabil’in Kırlangıçları Pdf İndir

Dünyanın bir ucunda, transa geçmiş bir büyücünün kuklavari dansı içinde, fırfırlı entarisi havalanıyor bir hortumun;
isterisi, bir idam mahkumunun kollan gibi gökyüzüne uzanan, sıcaktan kavrulmuş iki palmiyenin tozunu silkelemeye
bile yetmiyor. Kavurucu bir sıcak, bozguna uğramış bir halde geri çekilen gecenin yanında götürmeyi unuttuğu, varlığı yokluğu belli olmayan hava dalgalarını emdi, Kuşluk vakti
geride kaldığından beri, tek bir yırtıcı kuş bile avlarının üzerinde süzülecek gücü bulamadı. Her zaman alız sürülerini
tepelerin eteklerine kadar getiren çobanlar gözden kayboldular. Fersahlar boyunca, ilkel gözetleme kulelerinde pusuya yatmış birkaç nöbetçi dışında, yaşayan tek bir canlı yok. Göz alabildiğine terk edilmişlik duygusuna ölümcül bir sessizlik eşlik ediyor.
Afgan toprakları savaş alanları, arenalar ve mezarlıklardan ibaret sadece. Dualar mermilerin öfkesinde bölünüyor,
kurtlar her akşam durmadan uluyor ve rüzgar, çıktığında, dilencilerin yakınmaları kargaların gaklamalarına terk ediyor. Her şey adlandırılamaz bir büyünün etkisiyle kavrulmuş,
fosilleşmiş, yıldırımla çarpılmış sanki. Erozyon, ölüm tarlasına dönüşmüş toprağı kazıyor, kireç çöküntülerini gideriyor, temizliyor; o huzurlu gücüyle yükselttiği dikili taşlar, tam
bir dokunulmazlık içinde duruyorlar. Sonra, kavurucu sıcakların kudurgan bir öfkeyle kelleştirdiği dağların eteğinden Kabil beliriyor birdenbire … ya da ondan geriye ne kalmışsa;
iyice dağılıp çürümeye yüz tutmuş bir şehir. Hiçbir şey önceki gibi olmayacak, der gibi delik deşik yollar, kel tepeler, akkor haline gelecek kadar ısınmış ufuk ve tüfek mekanizmalarının şakırtıları. Surlardaki yıkıntı ruhlara
da sıçradı. Toz, meyve bahçelerinin hakkından geldi, gözleri kör etti ve zihinleri taşlaştırdı. Yer yer, sinek vızıltıları ve hayvan leşlerinin pis kokusu, geriye dönüşü olmayan bir şeyler
eklemekte yıkıma. Dünyanın çürümekte olduğuna, kangrenin yayılmak için tam da burayı, Paştun topraklarını seçtiğine ve bu arada da çölleşmenin insanların bilincinde, onların
zihninde amansızca ilerlediğine inanası geliyor insanın.
Kimse yağmurların mucizesine, ilkbaharın büyüsüne,
özellikle de güzel bir yarının şafağına inanmıyor; insanlar
çıldırdı; geceyle yüzleşmek uğruna gündüze sırt çevirdiler.
Evliyalar azledildi. Peygamberler öldü ve onların hayaletleri
çocukların alnında çarmıha gerildi…
Ve yine de çakıllı arazilerin suskunluğunda ve mezarların sessizliğinde, çorak toprağın ve kurak yüreklerin içinde
hikayemiz burada doğdu, tıpkı bataklığın kokuşmuş sularında açan nilüfer gibi.

Yasmina Khadra – Kabil’in Kırlangıçları Pdf İndir

Atik Şevket, pazaryerindeki tezgahlar arasında, bir ölü
yaprak yığını gibi burgaçlanan, paçavralar içindeki insan
kalabalığının arasından kendine bir yol açmak için kamçısını savuruyor etrafına. Geç kaldı ama daha hızlı yürümesi
imkansız; insan kendini bir arı kovanında sanabilir burada;
indirdiği okkalı darbeleri kimse tınmıyor. Bugün çarşı günü
ve insanlar anormal bir durumdalar sanki. Atik’in başı dönüyor. Dilenciler giderek daha kalabalık topluluklar halinde
şehrin dört bir yanından akın ediyor, sözde boş alanlar için
arabacılar ve aylak serserilerle kapışıyorlar. Hamallardan
ve bozuk yiyeceklerden yayılan iğrenç kokular havayı dolduruyor, meydan ise amansız bir sıcak altında kavruluyor.
Kir pas içindeki çadorlarının ardına hapsedilmiş, hayaleti
andıran birkaç kadın gelip geçenlere asılıyor, avuç açıyor,
karşılığındaysa kah bozuk para kah beddua alıyorlar. Fazla
ısrarlı olurlarsa, sinirli bir kayış darbesiyle arkaya fırlatılıyorlar genellikle. Kısa süren bir gerileme anının ardından, tekdüze, çekilmez bir sesle merhamet dilenerek tekrar saldırıya
geçiyorlar. Burun deliklerinde sineklerin kaynadığı veletlerle
çevrili diğerleriyse umutsuzca meyve sahalarının etrafına
yığılıyor, uyanık bir müşterinin sepetinin dibinde keşfedebileceği, çürümüş bir domates ya da bir soğan kolluyorlar iki
dil döküş arasında.

Yasmina Khadra – Kabil’in Kırlangıçları Pdf İndir

Orada durmayın, diye bağırıyor bir satıcı onlara, bir
yandan kafaların üzerinde öfkeyle uzun bir sırık sallıyor, sefaleti ve her tür haşaratı çekiyorsunuz tezgahıma.
Atik Şevket saatine bakıyor. Sinirden çenesi kasılıyor.
Cellat en az on dakika önce gelmiş olmalı, oysa kendisi hala
yollarda sürünüyor. Çileden çıkmış bir halde, insan yığınlarını dağıtmak için tekrar vurmaya koyuluyor, boş yere bir grup
yaşlının üzerine çullanıyor; bunlar kargaşada kaybolmuş küçük bir kızın hıçkırıklarına olduğu kadar, onun kırbaç darbelerine de duyarsızlar. Nihayet, bir kamyonun geçişinin vesile
olduğu bir boşluktan yararlanarak daha az hareketli bir ara
sokağa girmeyi başarıyor ve hafifçe topallayarak etraftaki
yıkıntıların ortasında tuhaf bir şekilde ayakta kalmış çirkin
bir yapıya doğru seğirtiyor. Epeydir kullanılmayan eski bir
dispanser bu, çok uzun zaman önce iyi saatte olsunlar tarafından yağmalanmış ve Taliban burayı, mahallede halka açık
bir infaz yapılacağı zamanlar tutukevi olarak kullanıyor.
– Nerede kaldın, diye gürlüyor sakallı bir adam, kalaşnikofunu kurcalayarak. Seni bulsun diye birini yollayalı bir
saat oldu.
– Özür dilerim Kasım Abdülcabbar, diyor Atik durmaksızın, evde değildim.
Sonra sinirli bir sesle ekliyor:
– Hastanedeydim. Acilen karımı götürmem gerekti.
Kasım Abdülcabbar hiç ikna olmamış bir halde homurdanıyor ve parmağını saatinin kadranına götürerek herkesin
onun yüzünden sabırsızlandığını anlatmak istiyor. Atik boynunu kısıyor ve silahlı adamların dış kapının iki yanına çömelerek kendisini bekledikleri yapıya yöneliyor. İçlerinden
biri kıçındaki tozları silkeleyerek doğruluyor, yirmi metre kadar ötede park edilmiş örtüsüz bir kamyonete doğru gidiyor, sürücü koltuğuna atlıyor, motoru çalıştırıyor ve geri geri
gelerek hapishane girişinin önünde duruyor.

 

 

Sitemiz hiç bir şekilde maddi bir beklenti içinde olmayıp tüm paylaşılan bilgiler ücretsizdir. Destek Olmak isterseniz reklamlara tıklayabilirsiniz…

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı FACEBOOK-PAYLASIM-GRUBU.png

Aşağıdaki bağlantıdan pdf kitabı indirebilirsiniz

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.